Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

30 Mar 2016

Yine...

   Artık ayaklarım beni onun kapısına sürüklemiyordu. Attığım ve atacağım her adım beni yormuştu, yoruyordu. Perdeleri çekik mi, pencereleri açık mı bilmiyordum. Martı sesleri hâlâ uykularını bölüyor muydu acaba? Uyku sersemi kalkıp ışıklarını söndürüyor muydu, ufacık bir fikrim yoktu. Unutuyordum onu, bu aşkın yıllar süren ızdırabından kurtarıyordum kendimi ve onu. 
   Başka bir adama açmak istiyordum kalbimi. Bu defa kalbimde onun koyduğu engellere takılmayacaktı hiçbir adam. Taa ki bir gece, başka bir adamın balkonundan onun balkonuna bakıncaya dek. Taa ki hâlâ pencerelerinin kapalı olduğunu görünceye, martıların hâlâ öttüğünü duyuncaya dek.
   Yine çıkmıştı kalbimin en kırılan tarafından. Yine sızlatmıştı kapandı sandığım yaralarımı. Oysa ona benziyordu yanımda olan adam. Yüzü, sesi, kokusu. Yine kimsenin o olamacağını hatırlatmıştı. Haklıydı kimse o olamazdı, kimse bir kadını acının enkazından kurtarmayacak kadar merhametini kaybedemezdi. 
   Bir başka adamın evine, balkonuna sıkışıp kalmıştı ruhum. Uyumuşum.. Rüyama uğradı. Kızıyordu bana, öfkeliydi. Çık o evden diyordu. Rüya değil de gerçekti sanki. Ne zaman mutsuz olsam rüyama gelirdi zaten, o benim mutsuzluğumdu. 
   Ciyaaakk ciyakk seslerle uyandım. Martılar ötmeye başlamıştı. O da uyanmış mıydı acaba? Uzun zaman sonra aynı güne değil de, aynı martı sesine uyanacak kadar sevmişim bir adamı. Usulca doğruldum yanımdaki adamın göğüs kafesinden. Buraya ait değildim. 
    Çıktım. Onun kapısına gittim. Yine olmadı yine hiçbir adam unutturmadı seni, yine arattırdın kendini, yine tam kopmak üzere olan aşkıma dikişler attın, yine kendini bana sevdirdin, yine açtığın bu mükemmel boşluğu kimse dolduramadı demek istedim. Ama yapamadım. Yaptığım tek şey kapı zilinin üstüne duran adına dokunmak oldu, onun yüzüne dokunurcasına. 
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder