Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

22 Kas 2015

İçimde Ölen Biri Var

   Bir gece ona karşı olan duygularımın tamamen yok olduğunu ve onu sevmediğimi anladım. Bu onun başına benden yana gelebilecek en iyi şeydi. Hislerimi kaybetmiştim. Onu sevmiyor, özlemiyor hatta ona ithafen şarkılar söylemiyordum. İçimde nefrette yoktu, kinde. İçim boştu, içim bomboştu. Sevgim beni yormuştu, yıpratmıştı; sesimden anlamıştım. Onu anlatırken heyecanlanmıyor ve neşelenmiyordum. Uzun zamandır tanıdığım en eski yabancıydı. Kirpiklerini, kokusunu, kelimelerini ezberebildiğim insandan gram bir şey hatırlamıyordum artık. Ne o dair cümleler yazmak ne de ona dair hatıralar biriktirmek gelmiyordu ciğerimden.
   'Geçmiyor' diye sızlandığım geceler çok geride kalmıştı. Hayat beni pek güzel büyütmüştü. Büyütürken de yavaş yavaş almıştı her bir şeyimi. Önce onu sonra kelimelerimi ardından da hislerimi. Artık hissiz bir kadındım. Hissiz ve yabancı. Öylesine yabancıydım ki kendime, aynaya baktığımda hiçbir parçamı göremiyordum. Ellerimi saçlarımın arasına aldığımda kimseyi düşünemiyordum. Sigaramı sadece içmek için içiyordum, kokusunun üzerime sinmişliğine hiçbir hüzün eklemiyordum.
   Hislerimi kaybettiğimi anladığım bir gece oldu benim. Sadece ona karşı olan duygularımın yok olduğunu ve onu sevmediğimi anlamadım. Ben o gece birçok duygumun eridiğini anladım. Büyümüştüm... Ama ben hiç büyümek istememiştim ki...
"Hayatımıza, içimizde ölen hisleri dirilten bir kahramanın gelmesi ümidiyle..'

11 Kas 2015

Başkası Dese İnanmazdım




  Sevdim. İçten, yürekten ve ciğerden. Neden, çıkar ve karşılık beklemeden.
  Çocukluğunu, dizlerindeki yaraları, gözlerindeki yaşı, gülüşünün ardındaki karanlığı merak ettim.
  Birine bakmayı bırak, birine doknduğumda seni aradığımı fark ettim.
  Sadece sesini duyabilmek için, telefon numaranın üzerinde ellerimin titrediğini gördüm.
  Nefessiz kalışlarıma, yüreğimin göğüs kafesimi yırtarcasına attığına şahit oldum.
  Sabahlarca ve akşamlarca,pencerenin önünde sadece gölgeni görebilme umuduyla yanıp tutuşan gözlerimdeki hüznü sildim.
  Adının geçtiği her cümlede, her mısrada ya da her masada yutkunamayaıp, tutunacak yer aradığımı gördüm.
  Bana seni hatırlatan her şeye sarıldım. En çokta olamadığın anılara.
  Seni anlattığını düşündüğüm her şarkıyı söyledim bağıra çağıra.
  Bir filmin başrolüne seni koyıp izledim defalarca.
  Her gece sana kavuşmanın ümidiyle açtım ellerimi duâ'ya.
  Her yolun sonunda sana varacakmışcasına geçtim sokaklardan, köşe başlarında rastlaşmak umuduyla.
  Her gece senden nefret ederek uyudum ve her sabah seni yeniden severek uyandm.
  Şu gönlümüze ne koyduysak çürüyüp gitti zaten.
  Başkası dese inanmazdım.
  İşte benim hikayem bu.