Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

7 May 2015

Geçmiyor

   O kalabalık caddede mutlu ve huzurlu bir şekilde yürümeye başladım. En sondan en başa gidecektim, başa geldiğimde ise bir metro istasyonun merdivenleri sürükleyecekti beni evime. Mutluydum, belki de ilk defa bu kadar huzurlu. Artık kalbim acımıyordu, hatta yeniden onarmıştı kendini. İnsan kalabalığının ortasından geçerek, başa geldim. Birkaç adım vardı metro istasyonuna.  Sağıma soluma bakınarak, güneşli havanın ısısını hissettim tenimde.

   Ve o an, tamda o sırada gözlerim çarptı ona. Usulca geçti yanımdan, kokusu hala aynıydı. Hala burnumdaydı. Unutmamıştım. Nasıl unutabilirimdim ki? Üzerinde yine o en sevdiğim bordo tişörtü, bordo ayakkabıları ve gözlerini sakladığı gözlükleri.. Tanrı'm bu o!  Bu beni bölen, böldüğü yerden de bin parça eden adam. Bu hala delicesine aşık olduğum adam. Oysa daha dün gece çıkartıp atmıştım zırhımı üzerimden, yeni bir adamın gülüşünü düşünüp sarhoş olduğumda.

   Ardından baktım, koşup sarılamadım. Ne onu sevdiğimi söyleyebildim ne de delice özlediğimi. Ne yabancı bir sevgiydi bu. Geçmek bilmeyen, tükenmeyen. Koşup sarılsan geçecek gibi olan ama yüreğinin ortasına saplanan. Öylesine mümkün, öylesine imkansız. Bir süre bakakaldım, bakarken de ayaklarımın onun peşine sürüklendiğini gördüm. İlk kez sürüklemiyorlardı peşine, sadece pencereden uzaktan dahi görmek için bile çok sürüklenmiştim onun kapısına. 

   Metro istasyonu yine çok gerimde kalmış, bense kendimi Bakırköy dolmuşunun önünde ona bakarken bulmuştum. O hâlâ beni fark etmemiş, önünde uzun bir yol varmışcasına yürümüştü. Annesine gidiyordu, biliyordum. Çünkü o yol annesine varıyordu. Durakta bir bankta gözlerimi dahi ayırmadan ona bakıyor ve göz göze gelirsek ne yapacağımı düşünüyordum bir yandan.

   Dolmuş hareket etmek için motorunu çalıştırdı, kapılarını kapattı. Bir küçük geriye geldi, işte tam o sırada gözleri değdi ıslanmış gözlerime. Saniyenin beşte biri kadar bakıştık. Dolmuş hareket etti ve gözlerimin göremediği kadar uzağa gitti. 

   Ve o an kim baksa bana, onu gördü gözlerimde, yüzümde. Kahrolsun lan hasretin böylesi....

1 yorum:

  1. Gitmekle gitmiş olmazsın, gönlün kalır , aklın kalır, anıların kalır...

    YanıtlaSil