Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

15 Şub 2014

Veda

  Bir varsın, bir yoksun.. En çokta yoksun.  En çokta yoksunluğunun hissettirdiği o tuhaf şey var yüreğimde.  Adını koyamıyorum, bir kalıba sığdıramıyorum. Gitmek istedikçe yaklaşıyorum sana. Kalmak istedikçe ölüyorum, şu küçücük bedenimde. Cümleler yakıştırıyorum, bir başkasına söyleyemeyeceğim. Bir şey var şuramda, anlatmadan duramam.

   Gece olunca etrafımı sarıyor senli şeyler. Öyle derincesine alıyorum ki nefeslerimi, kokunu duymayı umut edercesine. Kendi içimde kendimle konuşuyorum sürekli. Ne oldu, ne olacak diye tekrarlayıp duruyorum. O kadar bir çıkmazdayım ki.. Her gördüğüme, her tanıdığıma anlatıyorum seni. Bilmiyorsun. Sığmıyorsun şu küçücük yüreğime, ufak tefek bedenime, koca adam.
   Kolay ağlayamam. En son ciğerlerimi sökercesine ağladığımın üzerinden yıllar geçti. Yıllar geçti, o ağlayan gözlerimdeki yaşlarda aktı bitti. Sonraları ağlamadım, ağlayamadım. Çok acı bir şekilde almıştım dersimi. Daha ne kadar acıyabilir ki, daha ne kadar yakabilir ki göz yaşlarım bedenimi diyerek avutmuştum kendimi. Acıyı doğurmuştum gözlerimle. Sonra sen çıktın karşıma, en koyu maviliğinle. Griydim ben, siyahı da beyazı da kıramadığımdan. Sana bulandım işte o gün. Sana karıştım. Sevmeyi unutmadığımı, hâlâ dünyada bir yerde aşkın olduğunu anımsattın bana, kahverengi minik gözlerinle. Gözlerini aşk belledim sevdiğim.
   Seni bu gecede seviyorum, dün gece ki gibi ve ondan önceki gecelerde olduğu gibi. Seni sevmemin günü yok. Yalnızız, iki kişilik bir yalnızlık bizimkisi. Zamanı geriye almak isteyen onlarca insandan biriyim şimdilerde. Telefonum çalmaz oldu. Senden ses seda çıkmıyor bugünlerde. Beni sorarsan iyi sayılırım, uyanıyorum kahvemi içiyorum, okunacak kitaplarım birikmiş raflarımda onlara göz atıyorum. Evdeyim yani.. Yeni hikayeler var kafamda sana yazılmayı bekleyen, onları düzene sokmaya çalışıyorum.  Sende sıkı giyin havalar bozacak diyorlar aldanma yalancı bahara, hasta olursun. Hem ben yokum ki seni sarıp, ısıtayım..

   Sana da iyi geceler, düşündükçe uyutmayan insan.. Sana da...

1 yorum:

  1. En çokta yoksun. En çokta hissettiğin o tuhaf şey var benim de. Adını koymak değil anlamlandırmaya çalıştığım, kalıplaştırmak değil. Yaklaşmak istiyorum sana, korkuyorum! O kadar çok cümle var ki senden duymak istediğim, bir başkasından dinleyemeyeceğim. Bir şey var ruhumu sarıp sarmalayan…
    Aklım değil sorun çıkaran. İçimde ki o kıpırtı. Böyle sanki anlattığı senmişsin gibi hissettiren, seni heyecanlandıran. Ama bilirsin “O“ sen değilsin… Bir kere baksa, bir kere baksan bana böyle usul usul sanki beni tanıyormuş gibi… Konuşsan belki duyamam ama gülümsesen anlarım rüyada olduğumu…
    Sen anlatırken, sen acıyı doğururken gözyaşlarınla, ben kapını dışında buhranlar içinde terden boğulmuş bir şekilde senin haberin olmadan seni bekledim. Bir gün, belki o kapıdan çıkarken beni fark edersin diye. Sen birileriyle karşılaştığın zaman, O’na sevdiğim derken, O nu anlatırken
    ben ….
    Sen yalnızlık hissederken ben hep o anların gelmesini bekledim.
    Hikayelerim senli….
    Gecem gündüz ayıracım yok… Her anım senle ….
    Keşke bulsan beni…
    Görüşürüz diyemiyorum sana, çünkü görüşemeyiz biliyorum…

    YanıtlaSil