Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

21 Oca 2014

Aklımda!


   İnsan başını yasladığında birine huzuru istiyor her defa. Bazen kimse gelmiyor, bazen üçer beşer geliyorlar hayatına. Bazense biri geliyor ve hiç gitmesin o diye her gece dua ederek yatıyorsun yatağına.
   Bugün koşmak istedim ciğerlerim patlayana kadar koşmak istedim. Ne kadar hızlı koşarsam o kadar uzaklaşırım sandım ve yanıldım. Birer kahve söyledik masamıza. Birkaç kelime ile devam eden sohbetimiz oldu sonrasında. Ama ben hiç mutlu değildim. Bir an önce gün bitse evime kavuşsam da, yatağıma yattığımda aklımdaki ve kalbimdeki adamla baş başa kalsam, ona yazsam diye geçiriyordum içimden. Hissizce yudumluyorum kahvemi. Bir elimde telefon, çalsa da o arasa diye öylece bekliyorum. Karşımda beni tanımak isteyen bir adam var ama ben öylesine başkayım ki, öylesine başkalaş mışım ki.. Klişe bir muhabbet döndürüp döndürüp duruyorum. Kimsenin duygularını incitmek değil amacım ama ne yapayım yanımdaki adama minicik bir hissim bile yok. Birini seversiniz ama sizi sevmez ya. Bu defa tam tersi, seviliyorum ama sevmiyorum. Oysa sevdiğim iki sokak ötede.. Gözlerim onu arıyor köşe başlarında.
   Kahvelerimiz bitti, kalktık yerlerimizden. Yürüyoruz bir parka doğru. Parkta oturduk bir banka rastgele. Bir an vardır ya böyle akışına bıraktığın. Yaktım bir sigara daha.. ''Ben'' dedi ve devamını getirdi.. ''Ben hayatımın geri kalanında ol istiyorum'' diye bitirdi cümlesini. Kaldım, dondum, taş kesildim o bankta. Kısa bir sessizliğin ardından, yanımdaki adamın değilde aklımdaki adamın bunu söylemiş olmasını diledim. Gözlerim buğulandı. Ey aklımdaki diye bağırmak istedim. Senden duymak istediklerimi söylüyor diye kaçtığım adamlar da oldu diye yakarmak istedim. Ama yapamadım.
   Sonra koşar adım, apar topar kalktım o banktan. Aklımdaki, kalbimdeki adama ihanet etmişim geldi. Hızlı adımlarla geçtim tramvay durağına, gözlerim hâlâ etrafını kovalıyor. Karşılaşsak diye umut diye besliyor yüreğim. Yanımdaki adama hoşçakal bile demeden biniyorum tramvaya, yanlış yola gitse bile. Oturuyorum boş bir koltuğa, rimellerimin yanağımdan süzülmesini hissediyorum işte tam o anda. Elim telefona gidiyor. 'Sana gelmek istiyorum, gelip sana sarılıp ağlamak istiyorum omzunda' diye söylemek istiyorum. Yapamıyorum.
   Beş yaşında olsaydım gidip yanına, kucağında ağlardım. Ama yirmi üç yaşında olduğum için sessizce geçip gidiyorum oralardan..
   
   **Aklındaki, kalbindeki ile yanındaki başka olunca tüm sokaklar kucağını açar sana. **


   Ve sen... Aklımda ve kalbimde en güzel yere sahipsin. Ve ben yanımı, yarımı, yarınımı sana adamaya hazırım. Bir başkasından kaçarcasına...

1 yorum:

  1. Yazıların cidden çok güzel. Twitter'dan da takip ediyorum. Sayende melankolik biri oldum çıktım :) Halimden memnun muyum ? Evet. Aslında seninle tanışmak bile isterdim, ama İzmir'deyim :) Yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil