Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

12 Kas 2013

Sonrası AŞK..

   Bazen bir insana dokunduğunda böyle parmak uçlarından göğüs kafesine doğru bir uyuşukluk hissedersin ya.. Sana ilk dokunduğum da bunu anladım. Kadınlar hissediyor böyle şeyler genç adam. Aslında tam olarak ne hissettiğimi de bilmiyorum. Sadece içimden bir ses yanımda olursan mutlu olacağımı söylüyor. O kadar uzun zaman geçti ki bu duygularımın üzerinden, normal böyle karışmam.
   
Seni ilk gördüğüm anda bir yakınlık hissettim. Bazı insanlarla karşılaşınca böyle yıllar önce tanışmışsın gibi bir samimiyet hissedersin ya öyle bir şeydi. Biz sanki yıllar önce tanışmışız sonra bir kaza geçirmişiz, hafızalarımız silinmiş, şimdide tekrar karşılaşınca böyle biraz biraz hatırlar olmuşuz gibi. Sensiz olamazmış gibi.  Benim bir parçammışsın gibi. O an 'hiç bu kadar büyüleyici bir şey görmedim' diye geçirmiştim içimden. İşte o an, yakın olmak istedim sana. Beni dünyana kabul etmeni.. Kimsenin tanıyamadığı kadar iyi tanımak istedim seni. Sarılmak istedim sana. Hiçbir şey düşünmeden, hiç geleceğini yada gecesini düşünmeden.. Sadece sarılmak. O an senden başka hiçbir şeyi düşünemedim..
   
Süslü kelimelerle ve imâlı bir anlatıma gerek yok. Sırf yazı uzasın diye kendini tekrar etmeye de gerek yok. Güzel cümleler lazım. Hissederek yazmak değil de, hissederek yaşamak lazım. Zaman problemi var bende, her şeye geç kalıyorum, diğer geç kalmalarım hep bunun için. O yüzden sende geç kalma.. Yazıya, şarkılara, ona, buna, bana..
   
 Ve son paragraf olarak; bazı yazılar kime yazılır, kime ne katar bilinmez. O yüzden bu yazı senin içtenliğinle kalsın. Zaten okumak belli bir ciddiyet gerektirir, yazmak o kadar değil. İnsan içindeki boşlukları yazar. Kimsenin dolduramayacağı, yada tek birinin doldurduğu boşluğu. Böyle bazen kalp çok başka atar. Bazıları başka sever. Yazılan kişide o cümlelerde yaşayıp, yaşlanır haberi olmaz.
   
Unutmadan bir arkadaşım diyor ki; bir insanın bir insana aşık olması saniyenin beşte biri kadarmış. Tanımak dediğin sadece zaman kaybıymış. Neyse konumuzun arkadaşımla alakası yok.
   
Birde Bülent Ortaçgil'i severim.. Onu hangi saniyenin beşte birinde sevdim bilmiyorum. Ama bildiğim bambaşka biri var.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder