Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

3 Eki 2013

An.. O An.. İlk Gördüğüm An.. Ve Sen!

   Hiç gülümsemedi. Hiç! Hiç gülmeyecek gibiydi.. Oturdum tek başıma bir gidişe daha şahit olacak mıyım diye izledim kendimi bir yabancı gibi. Daha sonra, onu ilk gördüğüm an geldi aklıma. O an 'hiç bu kadar büyüleyici bir şey görmedim' diye geçirmiştim içimden. İşte o an, yakın olmak istedim ona. Beni dünyasına kabul etmesini.. Kimsenin tanıyamadığı kadar iyi tanımak istedim. Sarılmak istedim ona. Hiçbir şey düşünmeden, hiç geleceğini yada gecesini düşünmeden.. Sadece sarılmak.
   Bir yakınlık hissettim. 
Bazı insanlarla karşılaşınca böyle yıllar önce tanışmışsın gibi bir samimiyet hissedersin ya öyle bir şeydi. Biz sanki yıllar önce tanışmışız sonra bir kaza geçirmişiz, hafızalarımız silinmiş, şimdide tekrar karşılaşınca böyle biraz biraz hatırlar olmuşuz gibi. Onsuz olamazmış gibi.  Benim bir parçammış gibi.
   O gece çalmadı telefonum.. Bende yazmadım, o da. Sonraki gecelerde de hiç çalmayacak gibi hissettim. İşte o an yine yazmak geldi içimden. Satır aralarında bitirmek bile istedim. 
  Onu gördükten sonra tam bir hafta boyunca rüyamda görmüştüm onu. Daha sesini bile duymadığın bir adamla rüyada konuşmak ne kadarda garip. Tam bir hafta! Her gece! Ve hep bir denizde.. 
   Sanırım o bir kadının karşısına çıkabilecek en büyüleyici adam.. Ama benim karşıma çıkan en büyük hayal kırıklığı.. Bir insana bu kadar hayal sığdırmanın da verdiği o garip aptallık. Beni bir daha arar mı, ya da halimi hatırımı sorar mı bilemem. Ama ben ona yine yazdım.. Buraya.. Göğüs kafesinin sol ucuna.. 
   Hem zaten onu ilk gördüğümde dünyanın en güzel gözlerine sahip olduğunu görmüştüm. Ama o başka yere bakıyordu, işte. Ve ikimizinde boynunda sol tarafta aynı noktada vardı bir 'ben.' Dokunmuştum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder