Hakkımda

Fotoğrafım
Fotoğraf çekmek dışında bir şey yapmaz ki ne zaman fotoğrafın dışındaki dünyaya burnunu soksa bir kaç kesikle çıkar.

16 Nis 2012

Bir mucize daha..

   Bugün nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyorum. Güçlüyüm sanıyorlar oysa gücümü, güçsüzlüğümden alıyorum. Sahte tebessümler, hiç kırılmamış hissi uyandıracak duygular. Ama hiç bilmediğim bir yanım ağrıyor bugün. Hissedemediğim, gösteremediğim bir tarafım, yalnızca ağrıyor. Kalkıyorum kendine güvenen, hiç kırılmamış bir kadın edasıyla. Onun bende en sevdiği ceketimi giyiyorum. Geçen hafta onun için giydiğim ama onun göremediği mavi ceketimi. Ellerimi birbirine kavuşturarak sarılıyorum cekete, penceremden dışarıdaki denize bakarak. Bu kadar ruhsuz bir akşamüstü yaşamamıştım. Boynum bükük, yüzüm çökük, birde bana yolladığı iyi niyetler. 
   Kalabalıkta ağlayabilen insanların yalnızca filmlerde olduğunu düşünürdüm. Ta ki; ona veda ettiğim gün, Tünel'de bir bankta oturmuş ağladığımı fark edene kadar. Bir kere sevebilseydik birbirimizi, deneyebilseydik yüreğimizi açmayı o zaman ıslanıp, göz altlarım da oluşmayacaktı bu çukurlar.  Ama bazen ona değil, onun için ağlayabileceğin bir kucağa daha çok ihtiyacın oluyor. Sonra onu sadece rüyalarında görebilmek için sonsuz uykuyu düşünüyorsun, rüyalarında göremeyince uykudan sıyrılıp uykusuzluğu tanıyorsun. Bitmesi gerekirken bitiremiyorum cümlelerimde onu. Özne yapmak isterken, hep gizli özne olarak anlatıyorum.  
   Ne kötü ki kendine bu denli yazılar yazan kadından hiç haberi olmadı, olmayacak. Bilse okur muydu? Okusa hisseder miydi? Aynı hikayenin kahramanlarıyız.  Hiç olmazsa yolumuz kesişir bir gün; bir prensin, prensesini bulduğu masallarda.  Bir mucize daha, belki çok yakında, yüreğinde..

1 yorum:

  1. Değerli site admini, bu güzel yorumlarınız ve makale için teşekkür ederiz. Lazer merkezleri olarak bloğunuzun takibinde olduğumuzu bildirmek isteriz.

    YanıtlaSil